| |
|
|
|
|
|
|
KAHVE ve SAĞLIK Kitabı |

Kahve ve Sağlık kitabının ortaya çıkışı, öğrencilik yıllarından beri kahve fanatiği bir tıp doktorunun ‘Acaba sağlık açısından yanlış mı yapıyorum’ diye düşünerek, araştırmalar yapmaya başlaması ile olmuştur.
Prof.Dr. Hamdi Akan, dünya literatürlerini tarayarak, tüm bilimsel bulgular ve araştırmalar ile bu kitabı birleştirmiştir.
…Kahve aslında sağlık konusunda belirgin derecede haksızlığa uğramış bir içecektir. Kahve, genellikle sigarayla birlikte anılır. Sigaranın bilinen en önemli kanser yapıcı alışkanlık olduğunu düşünürseniz, sigarayla arkadaş olarak kabul edilmenin kahvenin başına çok iş açtığı söylenebilir. Bunun yanında kahve içenlerde çarpıntı, uykusuzluk gibi yakınmalara rastlanması ve hamilelerde kahvenin zararlı olduğunun düşünülmesi de bu olumsuz değerlendirmelere çok katkıda bulunmuştur…
…Doğal olarak bu konu kitap yazacak kadar önemli mi? denebilir. İlginçtir bu konuda sadece bizde değil, dünyada da çok fazla kaynak yok. Ayrıca kahvenin petrolden sonra ekonomik açıdan alım-satımı yapılan en önemli ikinci ürün olduğu bilinirse sanırım bu kitabı yazma nedenim anlaşılabilir…
…Her konuda verilen bilgiler tamamen tıbbi kaynaklardan derlenmiştir. Bu yöntemin, günümüzde televizyonlarda sık sık görmeye alıştığımız her derde deva, hatta tüm kanserleri tedavi eden bitkilerden, otlardan bahsederken hiçbir bilimsel kanıt göstermeye zahmet etmeyen şarlatanlardan farklı bir yaklaşım olduğunu göreceksiniz…
Kitapta bir fincan kahvenin yalnızca 2 kalori olduğu, günlük beslenmede yer alan besinler arasında en çok antioksidan içerenin kahve olduğu, çeşitli kanserleri önleyici etkisi bulunduğu, diş çürüklerini önlediği, Parkinson hastalığına yakalanma ya da felç olma riskini ciddi oranda azalttığı gibi bilgileri, bilimsel kaynaklardan aldığı referanslara dayanarak akıcı bir dil ve keyifli bir anlatım ile okuyucusuyla paylaşmaktadır.
Türkiye’nin en tanınmış kahve web sitesi (www.kahve.gen.tr)’nin de kurucusu Prof. Dr. Hamdi Akan Klinik Araştırmalar Derneği ve Febril Nötropeni Derneği’nin Başkanlıklarını uzun yıllardır yürütmekte aynı zamanda mezu
nu olduğu Ankara Üniversitesi Hematoloji Bilim Dalı’ndaki görevini de başarıyla sürdürmektedir.
|
İstanbul’un En Güzel Alkolsüz Lokantaları |
İstanbul’un her semti gizemli bir mutfağa açılıyor artık. Bazen küçük bir sokağın içine gizlenmiş, bazen yemyeşil bir parkın ortasına kurulmuş bu lokantalar muhteşem lezzetler sunuyor insana. Kimi adını bile duymadığımız yöresel mutfaklarından taşıdığı lezzetleri gün yüzüne çıkarıyor, kimi herkesin yaptığı bir yemeği kendine has yorumuyla önünüze servis ediyor.
Kebapçılar, pideciler, dönerciler, pilavcılar, lahmacuncular, köfteciler, balıkçılar, kahvaltıcılar, pasta ve tatlıcılar, fasulyeciler... Farklı farklı yöresel lezzetleriyle birbiriyle yarışan restaurantlar ve cafeler...
Hayykitap ve Zaman’ın ‘Sonradan Gurme’si Salih Zengin, İstanbul’daki en güzel içkisiz lezzet mekânlarını sizler için bir araya getirdi. Bu kitap, Asya’dan Avrupa’ya uzanan lezzet köprüsü İstanbul’da yepyeni lokantalar keşfetmeniz ve bu lokantalarda aileniz, dostlarınız ve iş arkadaşlarınızla en leziz yemekleri yiyerek hoş vakit geçirmeniz için hazırlandı. Her biri tek tek gezildi ve test edildi.
İstanbul'un En Güzel Alkolsüz Lokantaları Salih Zengin'in beş yıldır gezip dolaştığı İstanbul'un lezzet mekânlarından bir ‘best of” seçmesi aslında. ‘Sonradan Gurme’ isminin mucidi olan ve bu isimle Zaman Gazetesi Cuma ekinde mekân ve lezzet tanıtımları yazan Zengin yine bu isimle bir de televizyon programı sunuyor. Zengin’e göre bu kitapta yer alan bütün lokantalar gerçekten yaptığı işin hakkını verip size en güzel lezzetleri sunma gayretiyle yanıp tutuşan kültürümüzün damak elçileri…
İstanbul’un En Güzel Alkolsüz Lokantaları özellikle muhafazakâr kesim tarafından oldukça talep göreceğe benziyor. Çünkü insanların helal et, temizlik ve alkolsüz mekân konusunda hassasiyetlerine yanıt veriyor. İnsanların hem gönül rahatlığıyla yemek yiyebileceği, hem toplantı yapabilecekleri hem de telaşa girmeden ibadet edebilecekleri mekânları da özel semboller yardımıyla okurun dikkatine sunan kitap, alanında bir kılavuz işlevi görüyor. Lokantaların öne çıkan spesiyal yemekleri, fiyat aralıkları, otopark durumu gibi birçok bilgiye de ulaşabileceğiniz İstanbul’un En Güzel Alkolsüz Lokantaları kitabı her eve, her aileye lazım!
|
81 İlden Çorbalar, Yemekler, Tatlılar ve Hamur İşleri
En Güzel Misafir Sofraları |

Başın üzerinde yeri vardır misafirin. Ne de olsa misafir bir yerse, kırk bırakır arkasında. Bereket misafirin yediğindedir. Misafirler, kahvelerini içerken kırk yıl sürecek bir hatırın da kapısını açarlar. Anadolu’da değişen bütün o şeylere inat, kalbe giden yol hala mideden geçer. Sofralar kurulur, misafirler mutlu kalktığı bir sofradan, ev sahibi için de bir misafirlik dileyerek ayrılır.
Bu samimi bir yemek kitabı. Güzel komşuluğu, annelerimizin misafirperverliğini hatırlatan ve hepimize “anne yemeği” duygusunu hatırlatacak tarifleri içinde barındırıyor. Türkiye’nin 81 ilinden leziz seçmeler, misafirlerinize göğsünüze gere gere hazırlayabileceğiniz nezih mönüler sunuyor.
Kitapta, Türkiye’nin şehir şehir en sevilen yemeklerini bir araya getirdik. Gaziantep ve yuvalama, İzmir ve zeytinyağlılar, Balıkesir ve höşmerim gibi ilk akla gelen yemekleri değil, her şehirde yapılan “anne” yemeklerinin az konuşulmuşlarını almaya çalıştık. Eseri hazırlarken dostlarımızı arayıp, “Senin memleketinin hangi yemeği sana en çok anneni hatırlatıyor?” diye sorduk. Dolayısıyla misafirlerinize pişireceğiniz bu yemekleri, restoranlarda, kebapçı dükkânlarında bulmak kolay değil.
Elif Ayla latif bir davetle “Bize de buyurun” diyor, “Sizi bu akşam hangi ilimizde ağırlayalım?” Ve siz misafirinizi her nerede ağırlamak isterseniz, o yerde, o şehirde maharetle kuruyor sofrayı… Düğünden doğuma, misafirliğin sona erdiği ölüme kadar, her yendiğinde farklı bir anlam kazanan yemeklerin izinden gidiyor. Anne eli lezzetiyle, baba sofrası bolluğunu birleştiriyor.
Herkesi Halil İbrahim sofrasına davet ediyor.
|
| Fatih Belediyesi’nden Bir Kültür Hizmeti Daha… |
 Fatih’in Rehber Kitabı çıktı.Fatih Belediyesi Kültür Yayınları kapsamında ‘Tarihi Yarımada Fatih’in Kitabı adlı eserde, ilçede bulunan bazı semtlerin tarihi, fotoğraflar eşliğinde anlatılıyor. Kitapta Vatan Caddesi’nin açılış hikayesi ve sebeplerinden, tarihi Mese Yolu güzergahı üzerinde yer alan semtlerin ilk kuruluş hikayelerine kadar birçok bilgiye yer veriliyor.
Fatih Belediyesi Kültür Yayınları kapsamında hazırlanan ve geçtiğimiz Şubat ayında baskısı tamamlanan Fatih Rehberi, Tarihi Yarımada Fatih’in belli başlı tarihi eserlerini bir kitapta topluyor. Kitap, içerdiği bilgiler ve görsellerle, hem tarihimize kısa bir yolculuk yaptırıyor hem de Fatih’in önemini ortaya koyuyor.
‘İstanbul’un Kitabı Fatih’ adlı eserin birinci cildinde, Horhor, Saraçhane, Atikali gibi pek çok semtin tarihçeleri ilk defa kaleme alındı. Kitapta, bu zamana kadar bilinmeyen veya unutulmuş pek çok tarihi eserin kayıtları ortaya çıkarıldığı gibi onlara ait pek çok belge ve tarihi fotoğraflara da ilk defa yer verildi.
Dünyada metrekaresine en çok eser düşen yer olan Fatih’teki eserlerin sadece belli başlılarını içerdiği için bir “seçki” niteliğinde olan kitapta, her biri dünya kültür mirasına ait seçkin eserle ilgili bilgiler yer alıyor. Takdim yazısını Fatih Belediye Başkanı Mustafa Demir’in kaleme aldığı, Proje Koordinatörlüğünü Başkan Yardımcısı Hasan Suver’in, editörlüğünü Süleyman Faruk Göncüoğlu’nun üstlendiği kitapta, Yazar Süleyman Faruk Göncüoğlu ve birçok kurum, kuruluşun görsel arşivinden seçkin kareler de yer alıyor. |
İSTANBUL, İmparatorluk Başkentinden Megakente |
Editör : Yavuz Köse
Çeviri : Ayşe Dağlı
Sayfa, Fiyat, Ebat : 540 sayfa, 30.-TL, 16,5 x 21
Barkod No : 9 786051 050546
Dizi, ISBN : Başvuru Kitaplığı Dizisi, ISBN : 978-605-105-054-6
Dağıtım Tarihi : 4 Mayıs 2011 Çarşamba
“İstanbul, 1453 yılına dek Bizans İmparatorluğu’nun merkeziydi. Bir yandan Haçlı ordularının ve Osmanlıların saldırıları, öte yandan birbirine rakip hanedanların bitip tükenmeyen taht kavgaları yüzünden sürekli hırpalanan bu küçük devlet, Doğu Roma imparatorları tarafından yönetilmekteydi. İstanbul 1453’ten, 1923’te Türkiye Cumhuriyeti kuruluncaya kadar Osmanlı sultanlarının payitahtı olarak üstün konumunu korumuştur... 1923 yılında Türkiye Cumhuriyeti kurulunca, başkentin hemen Ankara’ya nakledilmesiyle, kent için zor bir dönem başlamıştır. Özellikle İkinci Dünya Savaşı sırasında, ordunun seferberliği pek çok kaynağı tükettiğinden, kent halkının gereksinimlerinin tam olarak karşılanamaması büyük sorunlar yaratmıştır... Fakat savaşın ve savaş sonrası dönemin bitmesiyle yani ellili yıllarda İstanbul Türkiye’nin ticaret ve kültür merkezi olarak kendini yeniden kabul ettirmiştir. Kent yarım yüzyıldan beri Türkiye’deki tüm etkinliklerin kaynağı haline gelmiştir ve burada doğan esinler tüm ülkeye yayılmaktadır. En gözde yayınevleri ve kitapçılar burada bulunur ve her yıl gerçekleştirilen İstanbul Festivali, ilgililere film ve müzik alanında dünyadaki tüm yenilikleri tanıtır. Bankalar ve diğer ticaret kurumları tarafından desteklenen kültür vakıfları çok sayıda sergi ve konferanslar düzenlerler. Ülke endüstrisinin büyük bir bölümü İstanbul’un geniş çevresinde yer almaktadır.”
Suraiya Faroqhi’nin önsözünden
|
Sosyal Bilimler ve Felsefe |
Yazar : Lütfü Şimşek
Yayına Hazırlayan : Gökhan Gençay
Sayfa, Fiyat, Ebat : 196 sayfa, 15.-TL, 16,5 x 21
Barkod No : 9 786051 050669
Dizi, ISBN : İnsan ve Toplum Dizisi, ISBN : 978-605-105-066-9
Dağıtım Tarihi : 2 Mayıs 2011 Pazartesi
Bu kitap, 19. yüzyıl Avrupa’sında toplumun “bilimsel” olarak incelenebileceği iddiasıyla kurulan sosyal bilimlerin günümüzde yaşadıkları bunalımdan hareketle sosyal bilimlerin doğası sorunu üzerine yapılmış felsefi bir tartışmadır. Çalışmamızda bu bunalımın felsefe-bilim ayrımının mutlaklaştırılmasından kaynaklandığını göstermeye çalıştık. Felsefesiz bilim yapılabileceği yanılgısına yanıt olarak, öncelikle çağdaş bilim kavramının kendisinin bir felsefe yorumu olduğunu öne sürdük. Felsefi açıdan bakıldığında çağdaş bilimler, 19. yüzyıl Avrupa’sında rasyonalist-ampirist felsefe geleneğinin pozitivist yorumu üzerinde kurulmuşlardır. Başka felsefeler de vardır ve başka ‘bilim’ler mümkündür. Ancak, felsefeyi gereksiz bir uğraş gibi gören günümüz bilimleri felsefi temellerini eleştirel bir sorgulamanın konusu yapamadıkları için mutlaklaştırdıkları tarihsel kavramların tutsağı olmuşlardır. Sosyal bilimlerin temel probleminin felsefesizlik olduğu iddiası bu kitapta iktisat örneğinde temellendirerek felsefe-bilim ayrışmanın başladığı yerde sosyal bilimlerin de tıkandığı gösterilmektedir.
|
Boğaz’ın Beş Efendisi
Lüfer,Palamut, Levrek, Tekir ve İstavrite Dair |
Kategori: Özel Dizi
Yazar: Artun Ünsal
Sayfa: 264
Nisan 2011-YKY
Süt Uyuyunca, Nimet Geldi Ekine, Ölmez Ağacın Peşinde, Silivrim Kaymak ve Susamlı Halkanın Tılsımı kitaplarında peynir, ekmek, zeytin, yoğurt ve simit üzerine kültür tarihinde bir yolculuğa çıkan Artun Ünsal, Boğaz’ın Beş Efendisi’nde de balıkları anlatıyor bize: Boğaz’ın sultanı lüferi, onsuz Boğaz’ın öksüz kaldığı palamutu, hunhar bir balık olan levreği, barbunyayı aratmayan tekiri, Boğaz’ın sadık yâri istavriti...
|
| Mamma Mia |

Kategori: Özel Dizi
Yazar: Elvan Uysal Bottoni
Sayfa: 304
Nisan 2011-YKY
Elvan Uysal Bottoni’nin yazdığı, Yapı Kredi Yayınları tarafından yayımlanan “Mamma Mia” / İtalyan Mutfağı Hakkında Çok Şey sadece bir yemek kitabı değil. Severek ve eğlenerek okunan bir hayat kitabı. Çünkü ne de olsa mutfak hayat demektir. Kitabın yazarı Roma’dan Napoli, Milano’ya, Sardunya’dan Floransa, Palermo’ya kadar İtalya’yı bir uçtan bir uca gezip çeşitli İtalyan Annelerle yemek pişirirken, bir yandan da onların hayat hikâyelerine sızıyor. Üstelik pek de yabancısı olmadığımız manzaralarla karşılaşıyoruz: Kayınvalidesinden dertli olanlar, üzüm bağları, bahçesinde sebze yetiştirenler, evin her yanına kurusun diye serilen çeşit çeşit makarna, öğlenleri kocası ya da oğlu eve yemeğe gelenler, çeşitli dinsel kutlamalar, aile yemekleri vs. Şehirler, koylar, kasabalar, hayatlar ve kırılgan, cilveli, mücadeleci kadınlar eşliğinde tatlısından tuzlusuna çeşit çeşit yemek tarifleri çıkıyor ortaya… Ayrıca yazarının özel ilgi alanı edebiyat ve sinema da giriyor sık sık satır aralarına. Elvan Uysal Bottoni’nin çok içten ve akıcı bir dille yazdığı “Mamma Mia” hem sevilecek hem de mutfakta insanın yanından ayırmayacağı türden bir kitap...
|
Minik bir ipe bağlı, dev filler gibiyiz! Tek suçlu beyniniz! |
Bir önceki kitabı “Tek Şişman Beyniniz” ile büyük yankı uyandıran ve bestseller olan Yasemin Soysal, yine çok konuşulacak bir kitapla okuyucularının karşısına çıkıyor. Yasemin Soysal; “Tek Suçlu Beyniniz” isimli yeni kitabında; “keşke bunları daha önce okusaydım” dedirtecek.
"Sinir sistemi ile ilgili son yıllarda ortaya konan, bilimsel veriler ışığında ve görsel unsurlarla desteklenmiş,
anlaşılması kolay, titiz bir çalışma. Yaşantımızın her anında uygulayabileceğimiz metodik bir öğreti.
'Yapabilirim' kavramının nasıl yapılacağını öğrenmek isteyenler için..." Beyin Cerrahı Op. Dr. Ömer Tural
İlk defa bir kişisel gelişim kitabının arkasına, bir Beyin Cerrahı yazıyor. Ve kitap karşımıza diğer kişisel gelişim kitaplarından farklı bir anlatımla çıkıyor. Yaşamın içerisinde ki durumlara çözüm bulmakla kalmıyor, aynı zamanda bu çözümü nörolojik açıklamalarla aktarıyor. İşin en güzel tarafı ise; yaşamımızda yıllar önce öğrenmemiz gereken konuları çok basit bir anlatımla hazmetmeye hazır hale getiriyor. Sadece beyin üzerinde durmuyor, aynı zamanda evrensel süreç içerisinde tüm yanlışları ve sorunları, hatta işten atılmayı, boşanmayı, depresyonu ve iflas etmeyi dahi “mükemmellik” tanımının içine sığdırıyor. Ve bu tanımlamayı genişleterek, “nereden ve ne zaman başlayacağız” sorusunu yanıtlıyor. Önerilenler ve ertelenenlerle yaşamaya çalışırken, insanın kendisini nasıl kaybettiğini anlatan Soysal; okura “öze dönmenin” tarifini veriyor. Çünkü; akıl hata yapar ama özünüz asla...
"Sevgili Yasemin'in kitabı bence kesinlikle okunmalı ve her zaman kütüphanenizin baş kitapları arasında yer almalı! Henüz tanışmayanlara tavsiye ediyorum. Okuyun ve yaşamınızdaki farkı görün..." Ebru Şallı Tan
Ayrıca kitapta; bilinçaltıyla ilgili bir bölümde var. Soysal; acının bilinçaltındaki kodlanmasına göre bir yol tarifi veriyor. “Geçmişin masum anıları, bugünün gerçeklerini yarattı” diyor ve geçmişimizle ilgili gerçekleri bazen tatlı, bazen de acı bir dille ifade ederek okurla yüzleştiriyor. Deyim yerindeyse; okura en sevdiği plastik topun kokusunu anımsatan Soysal; sokak aralarında atılamayan golleri tekrar attırıyor. Yaşam plağını geri sarıyor ve topu “o” iki taşın arasından geçiriyor.
Bilinçaltını bir hana benzeten ve bilinçaltının gelişimini “o” hanın yolcularına bağlayan Soysal; sokaktan aileye, eğitimden iş hayatına kadar geçen tüm süreçte yapılan yüklemeleri masaya döküyor. Çünkü, bilinçaltı kodlarının da temizliğe ihtiyacı var!
“Bazıları hanın duvarlarına yazılar yazmışlar, bazıları çivilerle kazımışlar. Kimileri yeni bir oda kondurmuş oraya. Bazıları hala gitmemiş, yaşıyor oralarda. Bilinçaltında kodlanan durumların esiri olmak zorunda değiliz. Şimdi; içe dönüp temizlik yapma ve belki bir süreliğine kapıya ‘uyarı yazısı’ asma vakti! Şimdi kapalı, çünkü açılış gününe hazırlanıyor.” Yasemin Soysal
|
“Ballı Yazılar” Dünya Gourmand Ödülleri’nde
Türkiye’nin Adını Finale Yazdı |
Metro Kültür Yayınları’ndan çıkan “Ballı Yazılar” kitabı tüm dünyada yemek kitapları Oscarı olarak bilinen “Gourmand Dünyanın En İyileri” Ödülleri kapsamında Türkiye’nin En İyi Tek Konulu Yemek Kitabı Ödülü’nü aldı. Bu başarının hemen ardından kitap, tüm dünyadaki rakipleri arasından sıyrılıp finale kalan dört ülke arasında yer aldı. Dünyanın en iyisi 3 Mart’ta açıklanacak.
Metro Kültür Yayınları yayınladığı kitaplarla ulusal ve uluslararası platformlarda başarılarına devam ediyor. Metro Külür Yayınları’nın bir kitabı olan ve balı en derinlemesine inceleyen kitap olan “Ballı Yazılar” kitabı, dünyanın En İyi Tek Konulu Yemek Kitabı kategorisinde ilk dört ülke arasında yer aldı. Türkiye’ye haklı bir gurur yaşatan Ballı Yazılar’ın rakipleri arasında Fransa, İsviçre ve Amerika yer alıyor. Ödüller, 3 Mart günü Fransa’nın Paris şehrinde sahiplerini bulacak.
Metro Kültür Yayınları Genel Yayın Yönetmeni Nilhan Aras’ın yazdığı ve derlediği Ballı Yazılar, 35 yazarın toplam 35 yazısı bulunan 408 sayfalık, bal, arı ve arıcılık konularından yine değişik fen bilimleri ve kültür disiplinleri çerçevesinde söz açan bir kitaptır. Arının biyolojisi, kovan içi ve dışı organizasyonu, balın kimyası, bal çeşitleri, ballı bitkiler gibi teknik yazılar kitabın ilk bölümünü oluştururken, ikinci bölümde sinema, edebiyat, mitoloji, sanat tarihi, kültür tarihi gibi alanlarda bal ve arı/arıcılık konuları uzun uzadıya ele alınıyor.
2009 yılında yine Metro Kültür Yayınları’nın dünya yemek kültürüne kazandırdığı bir kitap olan “Deneysel Bir Arkeoloji Çalışması Olarak Hitit Mutfağı” kitabı Gourmand Dünya Yemek Kitapları Yarışması’nda En İyi Mutfak Tarihi Kitabı Birincilik Ödülü’nü elde etmişti. Aynı yıl Metro Kültür Yayınları’nın bir diğer çalışması olan Metro Gastro dergisi de En İyi Yemek Dergisi kategorisinde Almanya’dan sonra İkincilik Ödülü’nü elde etmişti.
|
| Balıktan Hikâyeler |
 Balık konusunda söylenecek yazılacak çok şey var. Bir öğreti değil, her evde yaşanan bir gerçektir balık... Ekmek gibi, kahvaltıdaki omlet gibi...
Kızartmak ya da buğulamasını yapmak değildir sadece marifet. Hangi balık hangi mevsimde yenir, pişirmenin püf noktaları ve tabii ki damakları şenlendiren yeni lezzetler...
İşte bunun için yola çıktı Artür Büyüktaşçıyan. Hem ‘denizden babam çıksa yerim’ diyen babasının hatırasına, hem de babadan miras kalan balık bilgisini kaleme döktü. Sadece bu da değil. Objektifini de balıklara tuttu.
Yıllarını verdiği fotoğrafçılık deneyimini ve balık bilgisini ‘Balıktan Hikâyeler’ kitabında buluşturdu.
Alabalık, çipura, fener balığı, ispari, iskorpit, kalkan, karides, karagöz, kefal, kalkan, kırlangıç, palamut, sardalya, uskumru... Denizin dibindeki zenginlik tüm sırları ile İnkılap Kitapevi’nden çıkan Balıktan Hikâyeler’de!
Artür Büyüktaşçıyan Kimdir?
İstanbul doğumlu Artür Büyüktaşçıyan, 25 yıldır profesyonel olarak reklam fotoğrafçısı. Son 10 yıldır yayıncılık dünyasında yerini alan Büyüktaşçıyan, birçok kitabın editörlüğünü yaptı ve fotoğraflarını çekti. Özellikle son 5 yılda yemek kitapları konusunda uzmanlaşan Büyüktaşçıyan, her zaman içinde olan yemek yapma sevgisine yeni bir boyut kazandırdı.
|
Fatih’te Gıda Üretimi Yapan İşyerlerine Hijyen Kitabı |
Fatih Belediyesi gıda üretimi yapan kuruluşlara hijyen konusunda bilgi içeren kitapçık dağıtıyor. İlçe genelinde lokanta, fırın, pastane, restoran gibi gıda üretimi yapan mekanlar için hazırlanan kitabın dağıtımı ile firmaların hijyen kurallarına daha dikkatli uyması hedefleniyor.
Fatih Belediyesi’ne gıda üzerine ruhsat almak için başvuran işyeri sahiplerine ve hali hazırda gıda üretimi yapan kuruluşlara dağıtılan kitapta, işyerlerinde gıda hijyeni sağlamak için nelere dikkat edilmesi gerektiği ile ilgili bilgiler yer alıyor.Türkiye’nin ve İstanbul’un en önemli tarihi ve turistik mekânlarını bünyesinde barındıran Tarihi Yarımada Fatih’in, ülkemizin vitrini olduğunu söyleyen Fatih Belediye başkanı Mustafa Demir, “İstanbul’a gelen her turistin uğramadan geçmediği Fatih’te gıda hijyeni çok önem verdiğimiz bir konu. Çünkü biz Türk Mutfağı’nın dünyanın en güzel mutfaklarından biri olduğunu, Fatih’in de bizim mutfağımızın tanıtımı için önemli bir misyon yüklendiğini düşünüyoruz” dedi.Fatih’i her yıl 7 milyonun üzerinde turistin ziyaret ettiğini ve günlük insan sirkülasyonunun ise 2 milyon olduğunu belirten Demir, “Gıda üretimi yapan kuruluşların, lezzet kadar hijyene de önem vermesi gerekir. Bu da ancak bilinçle olacak bir şey. Hazırlamış olduğumuz bu kitapçık, gıda üretimi yapan işletmelere hijyen konusundaki bilgileri derli toplu olarak sunuyor. Biz Belediye olarak denetimlerimizi sürdürüyoruz, ancak kuruluşların öz denetimi çok daha önemli. Biz bu bilinci oluşturmaya çalışıyoruz” diye konuştu. Fatih Belediyesi’nin gıda üreticilerine yönelik dağıttığı kitapçıkta, hijyenin ne olduğu, besin hijyeni, personel hijyeni, mutfak araç gereç hijyeni, güvenli besin, imalat yapılan ortamların, çalışanların, malzeme alımı ve depolanması ile ilgili kurallar yer alıyor. Kuruluşların bu kurallara uygun hareket etmeleri isteniyor.
|
| Osmanlı Mutfak Sözlüğü |

Priscilla Mary Işın
Çeviri: Yayına Hazırlayan: Füsun Kiper, Nurettin Pirim
448 sayfa, 35.-TL
Ekim 2010
Başvuru Kitaplığı Dizisi, ISBN : 978-605-105-031-7
Elinizdeki sözlüğün hazırlanmasına, Osmanlı dönemine ait yüzlerce arşiv belgesi, sözlük, anı, seyahatname gibi kaynaklarla, Cumhuriyet dönemi araştırmacılarına ait kitap ve metinlerde rastlanan Osmanlı yemek tarihiyle ilgili terim ve tanımlar taranarak başlandı. İkinci aşamada, bu ham bilgilerin derlenmesi sırasında kaynaklardaki çelişkilerle, terimlerin zaman ve mekânla değişen anlamlarının çözümlenmesi ele alındı. Kitap bilgisinin yetmediği, pratik bilgiye ihtiyaç olduğu durumlarda peynir yapmaktan, tereyağı yaymaktan, kahve kavurmaktan, tandır kullanmaktan anlayan insanlara danışıldı. Sonuç olarak bu sözlük, “Sora sora Bağdat bulunur” atasözünün ne kadar doğru olduğunun kanıtıdır. Horoz şekerinin nasıl yapıldığı, kuyu çengelinin ne işe yaradığı, “turunç” kelimesinin niçin bazen turunç bazen ağaç kavunu anlamında kullanıldığı, kavatanın bir çeşit yeşil domates olup olmadığı gibi bin bir sorunun cevapları arandı. Mutfakla ilgili metinlerde rastlanan mısır kabağı, sülüklü pancar, çamçak balığı, mücver tavası, bıçak silme gibi binlerce terimin ne olduğunu bilmek isteyenler için bu sözlük büyük bir kolaylık sağlayacak, okurları tek bir sözcük için onlarca kaynağı karıştırmaktan kurtaracak. Yaklaşık 8600 ana ve alt maddesiyle bu kapsamlı sözlüğün, mutfak tarihine ilgi duyanlar ve araştırmacılar için vazgeçilmez bir başvuru kaynağı olacağını ve büyük bir boşluğu dolduracağını düşünüyoruz. 1980’lerden beri Türkiye’nin mutfak tarihini araştıran Priscilla Mary Işın birçok makale, bildiri ve kitap yayınladı. Gülbeşeker: Türk Tatlıları Tarihi adlı kitabı, 5 Kasım 2009 tarihinde Dünya Kitap Dergisi’nin “Altın Sayfa Ödülü”nü kazandı. Işın’ın diğer çalışmaları arasında Mahmud Nedim’in 1900 tarihli Aşçıbaşı adlı yemek kitabı, Friedrich Unger’in 1838 tarihli metnini içeren A King’s Confectioner in the Orient (Merete Çakmak ve Renate Ömeroğulları ile), Anadolu Kuş Adları Sözlüğü (Merete Çakmak ile), Ahmed Cavid’in 18. yüzyıl sonuna ait Tercüme-i Kenzü’l-İştihâ (Seyit Ali Kahraman ile) sayılabilir. 2006 yılında Esin Alice Işın ile birlikte başlattığı Meyve Mirası Projesi, Türkiye’nin tarihten günümüze gelen zengin meyve çeşitlerinin kaydedilmesini ve gelecek nesillere aktarılmasını amaçlıyor.
|
| Antakya ve Yemekleri |
Jale Balcı, yeni kitabı ‘Antakya ve Yemekleri’ ile kültürel mirası ve yöresel lezzetleri meraklıları ile buluşturdu. Antakya’nın zengin mutfağından çıkan birbirinden özel yöresel yemeklerin, pratik ve nefis tariflerin yer aldığı “Antakya ve Yemekleri” raflardaki yerini aldı.
İlk kitabı ‘Keyifli Sofralar için 50 Pratik Mönü’nün 5. baskısı hala raflarda olan, ‘Aperatif Mönüler kitabı ile Cookbook Awards yani yemek oscarları yarışmasında Türkiye içinde en iyi dizayn ödülü alan ikinci kitabından sonra Balcı, yeni kitabı “Antakya ve Yemekleri”ni okuyucuları ile buluşturdu.
Yemek ve mönü tasarımcısı, yazar Jale Balcı, bu kez farklı bir kitap ile karşımıza çıkıyor. Hem Antakya mutfağını tanıtarak birbirinden lezzetli yöresel yemeklerini paylaşıyor, hem de bizi bu antik kentin tarihinde, sokaklarında, evlerinde, köylerinde gezdiriyor. Her sayfasında Antakya’nın tarihi dokusundan parçalar, mitolojik olaylarından öyküler ve eşsiz tatlarından izler bulacağınız “Antakya ve Yemekleri” kitabını elinizden bırakmak istemeyeceksiniz.
Jale Balcı’nın ‘Antakya ve Yemekleri’ kitabı, yemek kültürüyle, tarihi mirasları bir araya getirerek ilke imza atıyor. Bu özel kitapta Abagannuç, Tepside et, Peynirli künefe gibi Antakya deyince olmazsa olmaz lezzetlerden, Maklube, Mreyşuşi ve Patates köftesi gibi yemeklere kadar birbirinden nefis altmış farklı tarif bulunuyor. Yaklaşık dört yüz Antakya yemeği arasından seçilen bu lezzetli tarifler, evde kolaylıkla Antakya sofrası hazırlanmasını sağlamaları ile dikkat çekiyor. Kitabı elinize aldığınızda ise sadece yemeklerin tadına bakmak değil, eski zamanlarda Antakya’da olmak ve o tarihi dokuyu hissetmek de isteyeceksiniz. Sizi bu lezzet yolculuğuna çıkaran Jale Balcı; doğup büyüdüğü Antakya’nın tarihi dokusu ve yemeklerini aynı kitapta toplayarak, kültürel mirastan örnekleri meraklıları ile buluştururken aynı zamanda yeni nesile de aktarmış oluyor.
“Mekanları, yemekleri, efsaneleri, tarihi, evleri, her bir özelliği farklı olan ve farklı yaşayan bu kenti anlatmak her ne kadar bu kitaba sığamayacak olsa da, “Bu şehri görmeliyim” diyeceksiniz.”
Jale Balcı
www.jalebalci.com
www. antiochiaconsept.com
|
| Glütensiz Gurme Lezzetler |

ASLIHAN KORUYAN SABANCI’DAN
SAĞLIK VE LEZZET TUTKUNLARI İÇİN
“GLÜTENSİZ GURME LEZZETLER”
Aslıhan Koruyan Sabancı, sağlıklı beslenmek isteyen lezzet tutkunları için hazırladığı kitabı “Glütensiz Gurme Lezzetler” ile
Türk ve dünya mutfağının eşsiz lezzetlerini okuyucularına sunuyor
Aslıhan Koruyan Sabancı tarafından iki yıl süren yoğun bir çalışma sonucunda kaleme alınan Glütensiz Gurme Lezzetler, Türk mutfağı üzerine hazırlanan, besin analizleri içeren dünyada ve Türkiye'deki ilk glütensiz yemek kitabı olma özelliğini taşıyor. Resimler ile renklendirilmiş 320 sayfadan oluşan kitap Akdeniz Mutfağı’ndan kolay bulunan malzemelerle hazırlanan denenmiş, pratik ve leziz 170 tarif içeriyor. Glütensiz Gurme Lezzetler içerisinde yer alan her tarife özel besin analizi tabloları, vitamin ve mineral değerleri, uzman doktorlar ve beslenme bilimcilerinin hazırlıkları sonucunda okuyuculara sunuluyor.
Aslıhan Koruyan Sabancı Glütensiz Gurme Lezzetler hakkında "Tariflerimi kitap haline getirirken benim gibi gıda duyarlılığı olan kişilerin de merak edebileceği bilgilere kitabımda yer vermek istedim. Çeşitli mutfakların yemek tariflerini sadece glüten duyarlılığı olan kişiler için değil, Akdeniz ve Ege mutfağını seven, sağlıklı beslenmek isteyen herkes için hazırladım. Kitabımın, glüten duyarlılığı olan kişilere, çölyak hastalarına, hasta yakınlarına, çocuk hekimlerine ve gastroenterologların yanısıra yemek pişirmeyi seven yediden yetmişe her ülkeden okuyucuya faydalı olacağını umuyor, tüm okuyucularıma sağlıklı ve mutlu bir yaşam diliyorum" şeklinde konuştu.
Aslıhan Koruyan Sabancı sözlerine şöyle devam etti: “Kitabı hazırlarken birçok soruya yanıt aradım. Örneğin Çölyak hastalığı, glüten alerjisi ve glüten duyarlılığı arasında ne farklar vardı? Bu hastalıkların belirtileri, tedavi yöntemleri nasıldı? Glüten içeren gıda maddelerinin bir listesi var mıydı? Gıda hassasiyetini yenmek için sağlıklı bir bağışıklık sistemi nasıl oluşturulabilirdi? Tariflerim ve kullandığım gıda malzemeleri sağlıklı beslenmeyi ne kadar destekliyordu?" Bunların yanıtlarını uzmanlar aracılığıyla buldum ve okuyucularıma sunuyorum. Ayrıca besin duyarlılığımın olduğunu öğrendiğimde araştırdığım tüm glütensiz yemek tarifi kitapları "Spelt, tapokya unu, yumurta tozu, badem unu, nohut Unu, patates tozu' gibi ya çok zor bulunan ürünler içeriyor ya da farklı ülkelere ait tariflerden oluşuyordu. Sonunda almış olduğum beslenme ve gastronomi eğitimlerinden, aile büyüklerimizden öğrendiğim tarifleri un, buğday, çavdar içermeden yapmaya başladım. Ayrıca besin duyarlılığında eksik vitamin ve mineralleri dengeleyecek besinleri tüketmek de çok önemli. Ben bu vitamin ve mineralleri doğal yollardan nasıl alacağımızı kendim merak ediyordum. Yediğim her yemeğin bana ne kadar faydası vardı? Bunları da araştırmaya başladım. Bu süreç sonrasında yeni oluşturduğum tarifler ve besin değerlerini bir araya getirerek ‘Glütensiz Gurme Lezzetler’i hayata geçirmeye karar verdim”.
|
İmkansız Periler
|

"Baba beni okula gönder" kampanyası, Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği, Metro Group; kitabın basımı için Doğan Kitap, Dağıtımı için Bilgi dağıtım ve satışı için de D&R desteği bir araya geldi. Satılan her 2 kitap 1 kız öğrencinin okul masraflarını karşılamaya yetiyor. Türkiye'nin aydınlık, yetişmiş nesiller için eğitimli annelere ihtiyacı var. Doğu Anadolu bölgemizdeki pek çok köyde köyler boşaldığı için ya ilkokul yok, açılmıyor ya da aileler kızlarını okutmayıp 14-15 yaşında evlendiriyorlar. Yatılı il ve ilçe bölge okullarının açılmasıyla bu kampayanyadan sağlanan bursla ekonomik gelir seviyesinin en düşük olduğu Muş başta olmak üzere okul çağındaki pek çok kız öğrenci okula gitme, hayallerini gerçekleştirme şansı yakalayacak.
Siz de hemen bir "İmkansız Periler" kitabı alarak hem bu kızların öykülerini okuyun hem de kampanyaya katkıda bulunun.
Kitabın satış fiyatı 20 TL ve tüm D&R'larda bulabilirsiniz.
|
| |
Sihirli Mutfak |

Gülhan Kara SİHİRLİ MUTFAK Yemek kitabı çıktı! : Çorbalardan tatlılara, zeytinyağlılardan pilavlara makarnalara, birbirinden lezzetli ve değişik hamurişlerine kadar tam 300 tarif Gülhan KARA'nın Sihirli Mutfak adlı kitabında. Yazar bu kitabını "elinizdeki Sihirli Değnek" olarak tanımlıyor ve pratik bilgiler, püf noktalar , her bölümün giriş kısmında verdiği aydınlatıcı bilgilerle mükemmel bir rehber sunuyor sizlere. Lezzetli ve sağlıklı yemekleri kolayca pişirmenin yolu bu kitabın sayfalarında gizli... tariflerin anlaşılır olmasında son derece titiz davranmış olan Gülhan KARA, Chef's Mutfak Atölyesi'nde verdiği Temel Mutfak kurslarındaki bilgilerini de bu kitapta toplamış.
Fiyatı 30 YTL
|
GAZİANTEP DEYİNCE... |

Metro Kültür Yayınları, üçüncü kitabı “Gaziantep Deyince” ile kültür hizmetlerine devam ediyor. Hala Gaziantep’i görmeyenlerdenseniz
Nilhan Aras’ın kaleminden Gaziantep Deyince’yi okuduktan sonra burayı görmek için hemen bir seyahat planı yapacağınızdan eminim. Geçtiğimiz hafta kitabın tanıtımı epeyce kalabalık bir gazeteci, yazar ve gurmelerin katılımıyla Gaziantep’te yapıldı. Hem Metro Kültür Yayınları’nın, bizlere kazandırdığı bir kalıcı eseri daha yerinde tanımış hem de bu vesile ile organize edilen Urfa-Halfeti gezisiyle bölgenin görülmesi gereken yerlerini görüp hafiften şöyle bir Urfa lezzetlerini de tatmış olduk. Fırat’ın suladığı uçsuz bucaksız Harran Ovası ve Gaziantep-Urfa arasında yaptığımız karayolculuğu süresince yolun her iki yanını da yeşil salkımlar halindeki meyveleriyle, kimi kızıl kimi killi ak topraklarda, kıpır kıpır yemyeşil yapraklarıyla “fıstık ağaçları” süslüyordu. “Gaziantep Deyince” elbette ilk akla gelen bölgenin lezzetli yemekleri, fıstığı, fıstıklı baklavası, kahkesi, bakır işleri, dokumaları, el sanatları… Tarihi zenginlikleri, Zeugma, Mozaik müzesi… Nilhan Aras, öncelikle mutfak kültürünü ele almış ve kitabın içeriğini bu merkez etrafında oluşturmuş. Gaziantepli hanımlarla, beylerle yemek sohbetleri yapmış, onların anlattıklarını ve anılarını aktarmış. Yemek tariflerini eski-yeni her iki haliyle de vermiş. Gaziantep Deyince her evin kütüphanesinde olması gerekenlerden.
30 TL’den satışa sunuldu.
|
İnceliklerin Kadehindeki Şarap |

Deniz Gürsoy’un kısa bölümler halinde hazırladığı bu kitabı belki 2-3 gün içinde okuyup bitireceksiniz. Ancak bu işin kültürü ile ilgileniyorsanız sürekli danışmanız gerekecek ona. Bu nedenle İnceliklerin Kadehindeki Şarap adlı kitabı kütüphanenizde, hemen elinizi atıp alacağınız bir yerde tutmakta fayda var. Şarabın tarihçesi; servisi ve saklanması; şampanya, kutsal kitaplara göre şarap, degustasyon, ülkemizin ve diğer ülkelerin şarapları; şarap kültürü, şarap mezeleri, afrodizyak şarap karışımları, çeşitli şarap kokteylleri ve şarap terimleri sözlüğü kitabın içindeki bölümlerden bazıları.
Yayınevi - Yazar : Oğlak Yayınları, Deniz Gürsoy
|
TOROSLARDAN AKDENİZE ANTALYA LEZZETLERİ
|

Antalya Tanıtım Vakfı tarafından hazırlatılan kitap Türkçe, İngilizce, Almanca ve Rusça olmak üzere 4 dilde yayımlandı. 9 bölümden oluşan Antalya Lezzetleri kitabında bölgenin çorbaları, mezeleri, deniz ürünleri, et ve sebze yemekleri, börekleri, pilavları ve özgün tatlıları Gökçen Adar'ın uzun araştırmalarıyla toplanarak yazılmış ve fotoğraflanmış. 144 sayfalık bu çok özel Kitabı temin etmek için Antalya Tanıtım Vakfı'na başvurabilirsiniz. Tel: 0242 322 46 97-98
Yayınevi - Yazar : Antalya Tanıtım Vakfı Yayını Yazar: Gökçen Adar
|
İZMİR SEFARAD MUTFAĞI |
İzmir'e özgü çok çeşitli tatları, annelerinin ve yakın çevrelerinin desteği ile topladıkları tarifleri Nedim Atilla'nın da kendilerini yüreklendirmesiyle 6 arkadaş İzmir Sefarad Mutfağı adlı 100 tarif içeren kitabı çıkardılar. Kitabın yazarları diyor ki: "Yaşadığımız kentin kültürü ile yoğrulup tatlanmış yemeklerimizi, biraz gelenek ve göreneklerimizle, Ladino deyimle, nostalji bölümüyle renklendirip bu kitabı oluşturduk. her şeyin ötesinde çocuklarımıza ve içinde bir çok kültürü barındıran imbat kokulu güzel İzmir'e bir armağan vermekti amacımız." Kitabın İngilizce'si de hazırlanıyor. İzmir'de yaşayan Museviler'in yemek kültürü, gelenekleri, eski İzmir anıları ve özgün isimleriyle yemek tariflerini anlatan kitabı seçkin kitap evlerinde bulabilirsiniz.
Yayınevi - Yazar : YAZARLAR :Lina Eskinazi-Nüket Franco
|
Yaşasın Sağlıklı Yaşatan Yemekler |

1950’li yıllarda İstanbul’daki Yıldız Sarayı’nın yakınında bulunan Serencebey’de, 3 katlı bir evde otururmuş Ufuk Kocamaz’ın ailesi. Bahçe içindeki meyve ağaçlarından toplanan meyveler ve yine bahçede yetiştirilen sebzelerle donatılırmış sofraları. Pek çok kişinin kıskanacağı bir çocukluk yaşayan Ufuk Kocamaz, yıllarca ailesinden edindiği bilgi ve birikimi “Yaşasın Sağlıklı Yaşatan Yemekler” adı altında kitap haline getirerek değerlendirmiş. Hemen her evde pişirilen yemeklerin reçetelerinin toplandığı kitapta çorbalardan tatlılara kadar çeşitler bulunuyor.
Yayınevi - Yazar : İnkılap Yayınları, N Ufuk Kocamaz
|
Annemin Yemek Defteri |

Selanik,Münih, Brüksel, İstanbul Esin Eden, annesi Nuriye Fuat’ın (Selanikli) ölümünün üzerinden 5 yıl geçtikten sonra onun zengin yemek reçetelerini bir kitapta toplamak üzere yola çıkmış. Ailenin yaşlı hanımlarının da yardımlarıyla 3 yıl boyunca hummalı bir çalışma gerçekleştirmiş. Eski yemek defterleri açılmış bir bir… Annesinin teyzesi Melek Muhlis Hanım’la, halası Hasibe Bayar’ın el yazması defterlerine ulaşmış. Selanik lehçesiyle yazılmış reçeteler tek tek çözülmüş eski toprak Selanikli kadınlar tarafından. Ortaya yoğun emekle hazırlandığı her haliyle belli olan zengin bir yapıt çıkmış. “Annemin Yemek Defteri” sadece yemek reçetelerinden oluşan bir kitap değil. Siyah beyaz fotoğraflarla tatlandırılmış anılarla donatılmış. Ve kitap İstanbul Beyoğlu’ndaki “Üç Yıldız Şekercisi”nde bulabildiğim meşhur Çevirme tatlısının reçetesi ile son buluyor. Bu arada Kimyonlu Çömlek Bamya’yı en kısa zamanda deneyeceğim.
Yayınevi - Yazar : Oğlak Yayınları, Esin Eden
|
İstanbul: Kent ve Medeniyet |

Marmara Belediyeler Birliği’nde iki senedir sürdürülen İstanbul Dersleri başlıklı eğitim seminerleri, kitaplaştırılarak kamuoyuna sunuldu. “İstanbul: Kent ve Medeniyet” ismiyle yayınlanan eserde, birbirinden ilginç konular bulunuyor.
Marmara Belediyeler Birliği’nin ‘İstanbul Dersleri’ ana başlığıyla sürdürdüğü etkinlikler, “İstanbul: Kent ve Medeniyet” ismiyle kitaplaştırıldı. İstanbul üzerine araştırmaları ve çalışmaları olan tanınmış akademisyenleri ağırlayarak, bilinen en eski İstanbul’dan, günümüzün büyük metropolüne kadar birbirinden farklı konulara değinilen seminerlerde kamu görevlileri kadar üniversitelerin sosyal bilimler ile alakalı bölümlerinde okuyan öğrencilerin de ilgisini çekmişti.
Marmara Üniversitesi İstanbul Araştırmaları Bilim Dalı öğretim üyeleri Doç. Dr. Recep Bozlağan, Yrd. Doç. Dr. Nail Yılmaz ve Yrd. Doç. Dr. Aynur Can’ın editörlüğünü yaptığı eserde, İstanbul’un tarihi, kültürel ve yönetim boyutunun dününe, bugününe ve yarınlarına vurgu yapılıyor. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Prof. Dr. Ömer Dinçer’in yanı sıra, İstanbul üzerine farklı araştırmaları olan Prof. Dr. İlber Ortaylı ve Prof. Dr. Semavi Eyice başta olmak üzere çok sayıda tanınmış akademisyenin söyleşilerinden oluşan kitap, İstanbul’u gerçek anlamda tanımak isteyenler için önemli bir kaynak konumunda. ‘İstanbul Dersleri’ seminerlerinin derlenerek kitaplaştırıldığı “İstanbul: Kent ve Medeniyet” isimli eser, ücretsiz olarak Marmara Belediyeler Birliği’nden temin edilebiliyor.
|
Sevim Tanör Hocanın Yemek Kitabı |

Sevim Tanör, Ankara Kız Teknik Öğretmen Okulu’nun Yemek ve Ev İdaresi bölümünden mezun olduktan sonra mesleğe İzmir Cumhuriyet Kız Meslek Lisesi’nde başlamış. Manisa İsmet İnönü Kız Enstitüsü olmak üzere çeşitli illerde öğretmenlik, Ankara Mamak Akşam Kız Sanat Okulu’nda müdürlük yapmış. Meslek yaşamı boyunca topladığı reçeteleri dostlarının da yardımıyla yeniden düzenlemiş. Emekli olduktan sonra TRT 1 Televizyonu’nda yaptığı yemek programı süresince bu reçeteleri sınama fırsatı bulmuş. Bir araya getirilen reçeteler ilk kez 1985 yılında Ağız Tadı adıyla yayınlanmış. Daha sonra yaptığı çalışmalarla genişletilmiş hali Sevim Tanör Hoca’nın Yemek Kitabı’nda bizlere ulaştı. Egeli (ve Rumelili) olan Tanör Hoca, kitaba Ege yöresi yemeklerini de eklemiş. Reçeteler yalın bir dille kaleme alınmış. Biraz mutfakla haşır neşirseniz bu reçeteleri uygulamamanız için hiçbir neden yok.
Yayınevi - Yazar : Oğlak Yayınları, Sevim Tanör
|
KRİZ MUTFAĞI |

Alışveriş yaparken tasarruf etmenin yolları, mutfakta ekononminin ip uçları Kriz Mutfağı kitabında... Yemek yazarı Gülhan Kara’nın Sihirli Mutfak kitabının ardından yine Alfa Yayınları’ndan çıkan yeni yemek kitabı Kriz Mutfağı kitapevlerindeki yerini aldı. Gülhan Kara, bu kitabında mutfağınızda krizden etkilenmeden yapabileceğiniz pratik ve besleyici yemek tariflerine yer veriyor. Evde yemek yemenin masrafı dışarıya göre az olur ve çok daha bereketlidir. Dışarıda yenilen bir tabak yemek fiyatına 4 tabak yemek yapılır. Kriz döneminde yemek masrafınızı indirerek kâr etmenin ipuçlarını, ekonomik yemek tarifleri eşliğinde Kriz Mutfağı'nda bulacaksınız. -Mutfak bütçesi nasıl yapılır? -Alışveriş listesi nedir, nasıl yapılır? -Alışverişe çıkmadan önce nelere dikkat edilmelidir? -Pazardan ekonomik alışveriş nasıl yapılır? -Süpermarketlerden ekonomik alışveriş nasıl yapılır? -Kuru erzaklar, taze sebzeler, meyveler, süt ve süt ürünlerini nasıl saklayabiliriz? -Bayatlamak üzere olan yiyeceklerden nasıl yararlanılır? gibi çok önemli soruların da ayrıntılı cevaplarıyla bu kitap size mutfaktaki krizi hissettirmeyecek. halklailiskiler@alfakitap.com ALFA YAYINLARI Ticarethane Sokak No: 53 Cağaloğlu/İSTANBUL Tel: 0212 511 5303 Faks: 0212 512 33 76 Genel Dağıtım: Alfa, Tel: 0212 511 53 03 www.alfakitap.com
Yayınevi - Yazar : ALFA YAYINLARI - GÜLHAN KARA
Anasayfa'ya dön |
| |
|
|
|
|
|
|